İşte SG Resort'a yakın gezilecek yerler...
Olba Krallığı'nın merkezi ve önemli bir ticaret şehri olarak kurulmuş olan antik kentin, geçmişi Helenistik Dönem’e kadar uzanıyor. Kazı alanında, MÖ 193-211 yılları arasında Septimus Severus zamanından kalma su kemeri, çeşme binası, evler, mezarlar ve tiyatro bulunuyor. Olba Antik Kenti, otelimize 37 km uzaklıktadır.
İsmini Helenistik Dönem’den kalan yüksek kuleden alan Uzuncaburç, Mersin’in en önemli antik kentidir. Denizden 1200 metre yükseklikte bulunan dini nitelikte bir alan olan Uzuncaburç, zamanla para basma yetkisi olan bağımsız bir kent haline gelmiştir. Burada görülmesi gereken eserler arasında, Helenistik Dönem’den kalan ve Bizans Dönemi’nde kiliseye çevrilen 36 sütunlu Zeus Tapınağı ve o dönem için çok büyük sayılabilecek 3000 kişi kapasiteli tiyatro yer alır. Kaya mezarları ve şans tapınağı da diğer görülmesi gereken eserler arasındadır. Uzuncaburç’a gitmek için en uygun zaman, öğleden sonra güneş ışıklarının yatay gelerek eserlerdeki detayları vurguladığı saatlerdir. Uzuncaburç, otelimize 46 km uzaklıktadır.
5. yüzyılda Bizans Dönemi’nde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kilise, 29 metre uzunluğunda, 22 metre genişliğinde ve 3 neften (koridor) oluşan görkemli bir yapıdır. Günümüze dek oldukça iyi korunmuş durumdadır. Çatısı çökmüş olmakla birlikte apsisinin kubbesi ve sütunları oldukça sağlamdır. Kilisenin avlusunda bir sarnıç bulunmaktadır. Kilise, otelimize 34 km uzaklıktadır.
Hristiyanlığı yaymak için Silifke’de bir mağaraya yerleşen ve şifa dağıtan Azize Tekla’nın, kendisini öldürmeye gelenlerden mucizevi bir şekilde kaybolarak kurtulduğuna inanılır. Aya Tekla’nın kaybolmasından sonra bu mağara önem kazanmış ve Hristiyanlar tarafından gizli kilise olarak kullanılmıştır. Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu topraklarında serbest bırakılmasıyla mağaranın üzerine bir bazilika inşa edilmiştir. Hristiyanlığın en eski merkezlerinden olan bu yapı, uzun zaman hac için ziyaret yeri olmuştur. Aya Tekla, otelimize 2 km uzaklıktadır.
Şeytan Deresi Kanyonu’nun yamaçları üzerine yapılmış kabartma ve figürlerden oluşan bir mekândır. Büyüklük, işçilik ve hikâye olarak tüm dünyada benzerine az rastlanılan bir arkeolojik değerdir. Kabartmalarda resmedilen kişilerin, Olba Antik Devleti kral ve kraliçelerini temsil ettiği ve yapım amacının ölüleri anmak olduğu düşünülmektedir. Adamkayalar’da 9 niş (oyuk) içerisinde 19 figür bulunmaktadır. Adamkayalar, otelimize 44 km uzaklıktadır.
Yeşilin en güzel tonlarıyla süslenmiş geniş bir kanyon olan Cennet-Cehennem Çukuru, yer altı deresinin yol açtığı erozyon sonucu tavan çökmesiyle oluşmuştur. Efsanelere göre ise bu çukurların, tanrıların mücadeleleri ve doğanın güçleriyle oluştuğu söylenir. Çukur, aynı zamanda mitolojik veya mistik bir özelliğe de sahiptir. Girişi 70 metre olan Cennet Mağarası’na ulaşmak için 450 tane merdiven inmeniz gerekiyor. Cennet Çukuru’nun hemen yanında yer alan Cehennem Çukuru, adını kayalıklar, dik yamaçları ve sürükleyici atmosferinden alır. Cehennem Çukuru’nda, kırmızı renkte yüksek kayalıklar ve derin vadiler bulunur. Bu doğal oluşumlar, adeta cehennemi tasvir eder. İçerisine inmenin özel ekipmanlarla sağlandığı çukura, yukarıdan izlemek isteyenler için de geniş bir seyir terası yapılmıştır. Cennet-Cehennem, otelimize 26 km uzaklıktadır.
Cennet-Cehennem Mağaralarının 600 metre kuzeybatısında yer alan Astım Mağarası, astım hastalarına iyi geldiğine inanılan ve efsanelere konu olmuş bir mekândır. Havası nedeniyle özellikle solunum sorunlarına çare arayanlar tarafından ziyaret edilmektedir. Oluşumu, Üçüncü Jeolojik Dönem’e kadar uzanan mağaraya demir bir merdivenle inilebilmektedir. Astım Mağarası, sadece solunum yolu hastalıklarına iyi gelmesiyle değil, aynı zamanda tarih ve inanç açısından da bölgedeki ilgi çekici yerlerden biridir. Bölge halkı arasında mağaranın mucizevi güçlere sahip olduğuna dair pek çok efsane ve hikâye bulunmaktadır. Mağaranın tarih boyunca farklı dönemlerde çeşitli kültürler tarafından keşfedildiği ve şifalı olduğuna inanıldığı da biliniyor. Astım Mağarası, otelimize 27 km uzaklıktadır.
1976 yıllarında Roma Dönemi'ne ait hamam yapısının mozaik tabanının korunmasıyla Narlıkuyu Mozaik Müzesi ortaya çıkmıştır. Narlıkuyu Mozaik Müzesi, Poimenious’un Hamamı ve bu hamamdan geriye kalan havuz bölümündeki taban mozaiğinin sergilendiği bir müze olarak bilinir. Orta Çağ’daki ismi Porto Calamie olan Narlıkuyu, Antik Çağ ve Hristiyanlık dönemlerinde Cennet-Cehennem Obruklarına gezi ve tapınmaya gelenler için bir deniz kapısı görevi görmüştür. Müze, otelimize 25 km uzaklıktadır.
Tarihi değerler açısından çok zengin olan Silifke çevresinde çıkarılan eserler burada sergilenmektedir. İki katlı bir binada yer alan müzede, Arkeolojik Eserler Salonu, Taş Eserler Salonu, Sikke ve Takılar Salonu ile Etnografik Eserler Salonu bulunmaktadır. Müze, otelimize 3 km uzaklıktadır.
Barbaros Koyu, berrak denizi ve temiz plajıyla bilinir. Koyun etrafı, doğal bitki örtüsü ve kayalıklarla çevrilidir; bu da koyun doğal güzelliğini artırır. Koyun sakinliği, kalabalık şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için ideal bir ortam sunar. Özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde huzurlu bir ortam arayanlar için cazip bir destinasyondur. Barbaros Koyu, Eğribük Koyu ve Tahtacı Limanı olarak da bilinir. Koy, otelimize 18 km uzaklıktadır.
Denize girmekten zevk alacağınız bir plaj. İsmini aldığı ince kumlarıyla vazgeçilmez bir keyif sunuyor. Denize girdiğiniz yerde kum olması ve kumun sizi yormaması, rahatsız etmemesi istenen bir durumdur. İşte İnce Kum Plajı tam da böyle bir yer. Plaj, otelimize 14 km uzaklıktadır.
Silifke’nin mavi bayraklı koylarından biri olan Boğsak Koyu, sığ, dalgasız ve tertemiz bir denize sahiptir. Boğsak Koyu’ndan yat turlarına katılıp Akdeniz’in derinliklerini ve eşsiz koylarını gezebilir, dalış yapabilirsiniz. Koy, otelimize 17 km uzaklıktadır.
Taşucu Plajı, ince kumlarıyla dikkat çeken bir plajdır. Plaj, sakin ve huzurlu bir ortam sunarak özellikle aileler için idealdir. Plaj, otelimize 7 km uzaklıktadır.
Sakin, huzurlu ve sessiz bir tatil yapmak isteyenlerin ilk tercihi olan bu saklı koy, yarım ada ve adacıktan oluşuyor. Kleopatra Koyu’nun tam kalbinde konumlanan adaya, Korsan Koyu’na, sahillerine çam ağaçlarıyla bezenmiş yollardan geçerek ulaşıyorsunuz. Aynı zamanda Tisan Adası’nın tarihi, ilk çağlara dayanıyor. Antik Yunan tanrılarından aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’e adanmış Aphrodisias Antik Kenti, ada sınırları içerisinde yer alıyor. Yarım adada, Tisan Aphrodisyas adı altında çok sayıda antik kent bulunuyor. Tisan, otelimize 40 km uzaklıktadır.
Turkuaz rengi denizi ile görenleri kendine hayran bırakan Yapraklı Koyu’nun çevresi kayalarla çevrili olduğu için adeta doğal bir havuz gibi görünüyor. Yazın sıcak günlerinde koyun buz gibi sularına girerek gün boyu keyif yapabilirsiniz. Koyun çevresinde istek ve ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz tesisler de bulunuyor. Koy, otelimize 22 km uzaklıktadır.
Susanoğlu, Mersin’in öne çıkan plajlarından biridir. Bu güzel plaj, temiz denizi ve sıcak kumlarıyla birçok turistin uğrak noktasıdır. Burada yüzme, güneşlenme ve deniz kenarında keyifli zaman geçirme imkanı bulabilirsiniz. Ayrıca, plajda birçok aktivite de yapabilirsiniz. Jet ski, su kayağı, plaj voleybolu gibi aktivitelerle tatilinizi daha da heyecanlı hale getirebilirsiniz. Plaj, otelimize 20 km uzaklıktadır.
Deniz Kalesi olarak da bilinen Kız Kalesi, adını verdiği mahalle sahilindeki küçük bir adacığın üzerinde kurulmuştur. Kıyıya uzaklığı yaklaşık 600 metredir. Burada bulunan bir yazıttan, 1199 yılında I. Leon tarafından yaptırıldığı öğrenilmiştir. Kız Kalesi, otelimize 40 km uzaklıktadır.
Silifke Kalesi, Antik Dönem’den günümüze kadar tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihe yolculuk yapabileceğiniz kalede, birçok medeniyetin izleri de bulunmaktadır. Silifke Kalesi, Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edilse de, Bizans İmparatorluğu ve Selçuklu Dönemi’nde kale üzerinde değişiklikler yapılmıştır. Kale, otelimize 6 km uzaklıktadır.
Silifke Taş Köprü’nün, Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edildiği biliniyor. Tipik Roma mimarisinin izlerini taşıyan köprü, büyük ve sağlam taş bloklardan inşa edilmiş olup, köprü mimarisindeki zarafet ve estetik ile dikkat çekmektedir. Antik çağlardan günümüze gelen köprü, pek çok medeniyetin etkisi altında kalmış ve aynı zamanda çeşitli restorasyon çalışmaları görmüştür. Köprü, otelimize 5 km uzaklıktadır.